Çok Uzaklarda, Yaşanabilir Bir Gezegen

NASA’nın Goddard Enstitüsü’nden araştırmacılar, çok uzaklardaki gezegenlerin yaşanabilirliğine bakmanın yeni bir yolunu deniyorlar. Araştırmacılar, her zamanki tek boyutlu yaklaşıma güvenmek yerine, bir aday gezegen seçip üç boyutlu gözlem yapıyorlar.

Üç Boyutlu Yaklaşım

Uzaydaki yaşam koşulları elbette oldukça zor. Sonuç olarak, potansiyel olarak yaşanabilir dış gezegenleri bulmak da aynı derecede zor. Bununla birlikte, NASA ve diğer gökbilimciler, son on yılda yeryüzü benzeri ve heyecan verici çok sayıda aday bölge bulunduğu için, iki adet Kepler misyonuna teşekkür borçlular. İşleri kolaylaştırmak için, gökbilimcilerden oluşan bir ekip, yabancı dünyaların potansiyel yaşanabilirliğini ölçmek için yeni bir yöntem geliştirdiler. En azından, güneş sistemimizin ötesindeki bu aday gezegenlere bakış açımız gelişti.

The Astrophysical Journal’da yakın zamanda yayımlanan bir makalede, NASA’nın Uzay Araştırmaları Enstitüsü (GISS), güneş sistemi dışındaki gezegenlerin atmosfer koşullarını üç boyutta hesaplayan bir model önerdi. Daha önce, gökbilimciler bu koşulları yalnızca dikey olarak veya tek boyutlu olarak gözlemliyorlardı.

 

shutterstock_123972997.jpg

 

Araştırmayı takip eden bir yazar olan Yuka Fujii yaptığı açıklamada; “Atmosferik koşulları daha gerçekçi bir şekilde simüle eden bir model kullanmak suretiyle, uzak gezegenlerin yaşanabilirliğini kontrol eden yeni bir yöntem keşfettik. Daha ileri seviyede araştırmalar için adayları belirleme konusunda bu yöntem bize rehberlik edecek” dedi.
Önceki varsayımlar uyarınca, yıldızına çok yakın bir gezegen, suyun okyanuslarda birikmesi veya atmosferi içinde kalması için çok sıcak kabul edilir. Yıldızından çok uzak bir gezegen ise, suyun sıvı halde bulunması için çok soğuk olacağından, suyun donmasına neden olur. Bu, bazı dış gezegenler için doğru olabilir, ancak düşük kütleli yıldızların etrafında bulunan ve yavaş dönen gezegenler için geçerli olmayabilir. Yeni model ile gökbilimciler, bir ana yıldıza biraz daha yakın olan bir bölgeyi gözlemleme konusuna odaklanıyorlar.

Fujii; “Bir yıldızın yaydığı radyasyon türünün ve nemli sera durumunun oluşmasında, bir dış gezegenin atmosferik dolaşımı üzerindeki etkisinin önemli bir rolü olduğunu bulduk. Suyun, atmosferi içinde daha uzun süre kalabilmesi için şart olan belirli koşullar, gezegenin yıldızına nispeten yakın olmasına bağlı. Orası ancak bu şekilde yaşanabilir hale gelebilir” diyor.

GISS gökbilim programı basın bültenine bir açıklamada bulunan Anthony Del Genio; “Geçerli teknoloji, uzak gezegenin atmosferinde az miktar dahi olsa su buharı tespit etmek için sınırları zorlayacak. Beklenen seviyede bulguya rastlarsak, bu, gezegenin nemli serada bulunduğu anlamına gelir. Bu da elbette iyiye işaret” dedi.

uzay2.jpg

Ne Kadar Gerçekçi?

Bununla birlikte bu gelişmelerden hiçbiri, evrendeki varlığımızı daha da ileri götüremiyor henüz. En yakın potansiyel uzak gezegen Proxima B, 4.22 ışık yılı mesafede. Şimdiye kadarki en hızlı uzay aracı olan New Horizons, bize en yakın yıldız sistemi olan Alpha Centauri’ye gidecek olursa, oraya ulaşmak 78.000 yıl sürecektir.

Uzak dünyalarda hayatın nasıl olduğunu teyit etmek için, çok daha yüksek teknolojilere ihtiyacımız olduğu açık. Alpha Centauri’ye gidebilecek bir mini-uzay aracı olan Project Starshot’taki lazer itmeli sistemler gibi, uçsuz bucaksız uçurumlar arasında seyahat için gerçekçi çabalar var. Ancak, yıldızlararası seyahati gerçekçi kılabilecek iyon iticiler ve nükleer füzyon sistemleri gibi alternatifler, hala sadece birer teori.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s