İsyanın Bir Şairi: “Katerina Gogou” ve Şiirleri

“Bir sabah

açacağım kapıyı

ve kaybolacağım

devrim rüyasıyla

sonsuz yalnızlığının ortasında

yanıp kül olacak sokakların

sonsuz yalnızlığının ortasında

kâğıttan barikatların”

Dizelerinin sahibi Katerina Gogou; İşgal, İç Savaş ve Cunta yılları Yunanistan’ında, bir aktris olarak biliniyordu. 1978’de ilk şiir kitabı Üç Adım Sola yayımlandı ve kısa süre içinde ancak Yanis Riços ve Odiseas Elitis’in yakalayabildiği bir başarı yakaladı.

fullsizeoutput_1327.jpeg

Gogou şiirleri sert bir politik çizgiye sahipti. Bu sert çizgi 1980’lerle beraber anarşist eğilimler kazanmaya başladı. Reel sosyalizmin çözülme sürecine girdiği ve Yunan solundaki anarşist akımların güç kazandığı bu dönemde Gogou, yalnızca şiirleriyle değil, siyasal pratiğiyle de anarşist hareketin yayında tavır aldı. Kendisi her toplumsal hareketin “olağan şüpheli”si haline gelirken, dizeleri sloganlaştı, duvarlara yazıldı.

Katerina Gogou, Yunan İç Savaşı’nın yenilgisinin acısını yüreğinde duyan, üzgün, hüzünlü bir kuşağın asi, sert, kendine özgü, “dağınık” şairi. Dağınık ve kendine özgü çarpıcı dizeleriyle yenilginin isyanını dile getirmiş dizelerinde. İsyan bazen direnişle başlar, bazen de yenilginin acısıyla. Tam da bu ikincisini dizeleriyle rüzgâra savuruyor, 53 yaşında intihar eder Katerina Gogou.

Havaya uçuracaktım dünyanın tüm hüzünlerini.

Gidip eskiciler ne satıyorlarsa alacaktım

9 kere eskittikleri şeyleri

Devrimcilerin

mn.jpg

 

Yenilmiştir bir kuşak ama savaşmaktan vazgeçmez bir türlü:

 

Ama ağır çeker kimi ölümler

Çünkü yollarını kendileri seçerler.

Ve vermişiz hükmü biz

ölümün ölümüne

çok severmişiz çünkü yaşamı.

Yoksa ben de bilirim sonsuz sahillerin varlığını

Denizden yeşeren ağaçları

Ve harika şey olduğunu sevişmenin.

Ama bitirmemiz gerek işimizi şu domuzlarla.

 

Ama umut bağlanan sınıf da, parti de sönüp gitmiştir artık. Ilımlı mı olunmalıdır şimdi:

 

Parti bin parçaya bölündü

Ve Berlinguer

Tığla bir battaniye ördü

Sınıfsal kaygılarımızı örtmemiz için.

Sakin ol. Biraz ılımlı olursak sıyırırız bu işten.

Uyuyakaldı değişimi getirecek olan sınıf.

Biz bile liderliğe oynayabiliriz artık.

 

Ya solun tarihi:

 

Barış içinde bir arada yaşama ve tek ülkede sosyalizm

Ah, be yoldaş, bilseydin ne ağır olduğunu

                                      Taşıdığımız yükün…

Moskova Duruşmaları, tahammül edemedi kimse

 

Ve ne pahasına olursa olsun isyan der:

 

Bir sabah

açacağım kapıyı

ve kaybolacağım

devrim rüyasıyla

sonsuz yalnızlığının ortasında

yanıp kül olacak sokakların

sonsuz yalnızlığının ortasında

kâğıttan barikatların

ve – sakın inanma onlara! – beni şöyle anacaklar:

Provokatör.

 

Ve gerçeklik şairi vurur:

 

sevişemiyorum seninle

başkasıyla da. 3 senedir işsizler listesindeyim.

 

Sonra şu eşsiz dizeler:

 

Ari ırktır beyaz

Tecrit hücresidir beyaz

Soğuktur, kardır

Doktorların beyaz önlükleri, kefenler

Eroin

İşte kabataslak birkaç söz siyahın iadei-i itibarı için.

 

Böylece ölümüne koşar Gogou, 1993 yılında intihar eder.

 


0001803186001-1

Gogou’nun şiirini Yunancadan Türkçeye hakkını vererek çevirmiş olan Mahir Ergun, Gogou’nun kuşağının içine doğduğu Yunan İç Savaşı üzerine bir özetleme yapmış Önsöz’ünde. İyi bir özetleme, Mahir Ergun, Yunan Komünist Partisi’nin Stalin’in emriyle Yunan devrimini sattığı yorumlarına ilişkin yaptığı özetlemenin ardından şöyle diyor: “Gogou’nun ‘parlamento-dışı sol’ olarak tanımladığı unsurlarla KP’ye karşı güvensizlik ve anti-Stalinist, dolayısıyla zaman zaman Troçkist eğilim genellikle kaynağını burada buluyor.”

Bence “Troçkist eğilim” Gogou için bir yaftadan ibaret. Gogou, Stalin’in ve YKP’nin ihanetiyle belirlenen kuşağının kaderinin sözcüsüdür sadece. Ona anarşist de denebilir, nitekim 1980’lerde kendini açıkça anarşist olarak nitelendirmiştir. Fakat önemli olan, Gogou’nun hüzünlü isyanının yürek burkan içtenliğidir. Stalin, Batılı kapitalistlerle anlaşarak Yunan Devrimi’ni satmış, YKP, onun bir aleti olarak bu satış işlemini yerine getirmiş, İngiliz işgalcileriyle birlikte Aris gibi ikircimsiz devrimcilerin katledilmesine önayak olmuş ve İç Savaştan önce ülkenin neredeyse yüzde doksanına hâkim olan Elas savaşçılarını, devrimcileri ülkeden sürgüne yollamıştır.

Gogou’nun kuşağının o hüzünlü isyanının kaynağı budur işte, yoksa Troçkist veya anti-Stalinist eğilim değil.

* Katerina Gogou, Üç Adım Sola, çev: Mahir Ergun, Belge, 2018


Mustafa Tunahan YILDIZ

mustafatunahanyildiz@tiyazar.com


 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.