KATİL AMERİKA

Aşık Mahzuni, sömürüye, zulme karşı gelen herkesi yiğit gören bir ozandı

Mahzuni, devletin büyük hayranlık duyduğu, dost müttefik (!) bellediği Amerika’yı ta 70’lerde ‘katil’ diyerek eleştirdi. Büyük ozan ‘Amerika katil’ şiirini yüz binlerce insanı öldürdüğü için yazdı

Aşık Mahzuni, “İşte gidiyorum çeşmi siyahım”, “Aha Memmed Emmi”, “Doktor”, “Domdom kurşunu”, “Amerika katil katil”, “Bizim yiğitler”, “Erim erim eriyesin” gibi türkülerinin gerçek boyutuyla anlaşılmasından sonra tanındı.

Örneğin “Bizim Yiğitler” türküsü bunlardan biridir. Sömürüye, zulme karşı gelen her insanı yiğit gören Aşık Mahzuni, şiirinde yiğitleri şöyle tanımlamaktadır:

Doğudan batıya bir ses yükselir

Yiğitler yiğitler bizim yiğitler

Gavur dağlarından Dadalar gelir

Yiğitler yiğitler bizim yiğitler

Karşıdan geliyor elinde dirgen

Sırtı yırtık yırtık omzunda yorgan

Yaktı anamızı zalim kemirgen

Yiğitler yiğitler bizim yiğitler

ac3

Darbelerdeki ABD parmağı

Aşık Mahzuni’nin ozanlığını değerlendirirken, Türkiye’nin 1950’lerden bu yana geçirmekte olduğu değişimi de göz önüne almak ve özellikle onun adını duyurmaya başladığı 1960 dönemi ve sonrası siyasi/kültürel atmosferi, ardından 1970 ve 1980’lerden sonraki türkülerine yansıyan “devrimci” tavrı iyi görmek gerekir.

Bildiğiniz gibi ABD, DP döneminde Türkiye’yi kendine daha bir bağımlı kılmış ve daha sonraki hükümetleri de nerdeyse dizayn etmiştir. Tüm darbelerin arkasında ABD’nin parmağını görmek olası.. İşte, halen bugün bile devletin büyük hayranlık duyduğu, dost müttefik (!) bellediği Amerika için, ta 70’lerde “katil” diyerek eleştiren ozanımız, halen bugünde anti-emperyalist bir içerik taşıyan “Amerika katil” şiirini yazma gerekçesini şöyle açıklar:

Kore’de, Vietnam’da…

“Ben birilerine yaslanmayı sevmem. Rus benim dayım değil ki…Ben ulusal kurtuluş savaşını veren, bağımsızlığını kazanan bir ulusun ozanıyım. Bütün ulusların halklarını sevdiğim kadar Amerika halkını da severim, katil diye vurgulamam. O, halklara değil, Amerika’nın yöneticilerinedir… (…) Bütün bu oluşumların altında, ‘Amerika parmağı var’ inancımdan kaynaklanmaktadır. Amerika katil deyişimin tabi evrensel boyutu da var. Kore’de, Vietnam’da, Lübnan’da, Angola’da ve benzeri birçok ülkede binlerce insanın öldürülmesine neden olması, bundandır Amerika katil deyişim…”

0ce.jpg

Bütün insanlık adına

Amerika katil katil

Kanun yapar kendi teper

Amerika katil katil

Defol git benim yurdumdan

Amerika katil katil

Yıllardır bizi bitirdin

Amerika katil katil

Devleti devlete çatar

İt gibi pusuda yatar

Kan döktürür silah satar

Amerika katil katil

Vietnam’ın suçu nedir?

Hür yaşamak ayıp mıdır?

Atom patlat ister kudur

Amerika katil katil

Türk milleti Türk milleti

Nerden gelmiş elin iti?

Bu gidişin sonu kötü

Amerika katil katil

Mahzuni Şerif uyuma

Gün geldi çattı akşama

Bizden selam Vietnam’a

Amerika katil katil

Ozan, Amerika’nın Vietnam’ı işgaline karşı çıktığı gibi ülkedeki sömürü düzenine, adaletsizliğe de karşı çıkmıştır. Ozana göre çalışan yığınlar, emekçiler, yoksullar, kazancının yarısını ağaya, şeyhe, diğer yarısını da patronlara verir. Ama yine de doymak bilmezler sömürgenler.. zam üstüne zam, gam üstüne gam yüklerler halkın sırtına..

Bu ne biçim adalettir?

Öldürecek zam fakiri

Açlık en büyük nalettir

Öldürecek zam fakiri

Fakir kimden alsın murat

Karnı açtır yoktur surat

Senin karnın toktur kırat

Öldürecek zam fakiri

Zam zengine dokunmaz ki

Zerrece içi yanmaz ki

Böyle millet kalkınmaz ki

Öldürecek zam fakiri

Mahzuni bu dertler derin

Aferin beyler aferin

Vay haline vay köylerin

Öldürecek zam fakiri.

1971 yılında askeri darbe sonucu Demirel hükümeti devrilmiş, yerine Prof. Nihat Erim başkanlığında yeni bir hükümet kurulmuştur. Bu hükümet, sol kesime karşı şiddetli baskı uygulayınca Aşık Mahzuni, “Erim erim eriyesin” diyen 45’lik plağını çıkarır. O zaman bir Başbakana böyle bir türkü söylemek, bedeli de göze almak demektir. İşte bu türkü nedeniyle hemen tutuklanır ve 10,5 ay cezaevinde yatar.

Köşkün sarayın yıkılsın

Erim erim eriyesin

Umudun suya dökülsün

Erim erim eriyesin

Çölden çöle sürünesin

Musa isen Tur-i sina’n

Hak’tan gelmiş idi inan

Yesin seni yılan çayan

Erim erim eriyesin

Sürüm sürüm sürünesin

Aslan pençesi vurulsun

Çayın denize kurulsun

Gözlerin yansın çürüsün

Erim erim eriyesin

Sürüm sürüm sürünesin

Mahzuni’yi sever idin

Ona sevgilim der idin

Candan başka ne yer idin

Erim erim eriyesin

Sürüm sürüm sürünesin

Aşık Mahzuni, bu türküden dolayı yargılanışını şöyle anlatır: Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asılmasını protesto için söylediği bu türküden dolayı yargılanırken, Mahkeme başkanı, “Erim’in plağının çalınmasını” ister. Tüm heyet, gazeteciler ve dinleyiciler, herkes oradadır. Plağı koyarlar ve plak çalmaya başlar. Hakim, yargılamayı unutmuş, elindeki kalemiyle tempo tutmaktadır. Ozan, bu duruma güler tabi. Güldüğünü gören hakim, ozanı azarlar, savcı da “Bak, mahkemeyle alay ediyor, gülüyor” diyerek hakime katılır.

O zaman Erim’in ifadesi de gelir mahkemeye. Erim, ifadesinde “Bir halk ozanı, Başbakan’ı sevmek mecburiyetinde değildir” diyerek Aşık Mahzuni’den şikayetçi olmaz. Eğer şikayetçi olsaydı 4 yıl yatacaktı, 10,5 ay yatar cezaevinde.

depositphotos_15379631-stock-photo-the-usa-flag

12 Eylül askeri darbesi

Aşık Mahzuni’nin şiir ve müziğini, 1970’lerin siyasi atmosferi belirlemiş, 1980’lerden sonra ise kültürel kurumlaşma, geleneğe biraz bağlılık daha da ağır basmıştır. Bu anlamda “solcu” olmasına karşın, “komünist” olmamak gibi toplumsal değerlerin dayatıcı yörüngesini kabullenmiş, kimi partili siyasal çalışmalara katılmasına karşın bu ilişkiyi sürekli kılmamıştır. Daha çok siyasi çalışmalardan uzak kalmaya çalışmıştır.

Onun özellikle 1960’lardan başlayıp 1968 gençlik hareketinin gitgide yaygınlaştığı ve Türkiye’de de büyük çapta ivme kazandığı 70’lerde yoğunlaşan muhalefet’in sesi olması, kurulu düzene karşı muhalif olanı temsil etmesi, türkülerine politik içerik kazandırması, kendisiyle aynı kuşaktan olan kimi ozanlardan farklı olarak süreci yakından takip edip iyi algılaması, ayrıca sanatsal/estetik kaygıları da koruyarak 1980’lerden itibaren -12 Eylül Askeri darbesinin getirdiği hava nedeniyle- daha içe dönük şiirler üretmesiyle, kendi kuşağı içerisinde önemli bir ayrıcalık kazanmıştır.

Biz de Anadolu halk ozanlığının usta sürdürücüsü, emekçinin, yoksulun derdine rehber olan bağrı yanık Berçenekli Aşık Mahzuni Şerif’e ‘Hünkarın toprağında türküler ve ışıklar içinde yat’ derken, yine kendi dizeleriyle elveda diyelim.

Her can dayanamaz ayrılık sana

Cemalini gördüklerim elveda

Bilmem ki erenler ne oldu bana?

Sefasını sürdüklerim elveda

Hiç bakmayın ayıp ne yazığa

Aşık olan aşık düşmez tuzağa

Belki kader yoluyla gitti uzağa

Divana durduklarım elveda

Mahzuni Şerif’im tutuşup yana

Bağladım özümü Şah-ı Merdana

Geri dönmezsem üzülmen bana

İkrarına vardıklarım elveda

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.