ÇOK ÇALIŞ AZ KAZAN – KAZAN KAYBET STRATEJİSİ

Türkiye insanı 6 gün çalışmaya hapsedilmiş. Memur değilsen ya da İstanbul’da çok kurumsal bir şirkette değilsen sen de bir mahkumsun. Yaşadığım şehirlerden iş konusunda Çanakkale çöp… Antalya çöp… Kayseri çöp… Tekirdağ çöp… İstanbul’da da hayat çöp… (Neredeyse yüzde 70 nüfus da bu çöplükte 6 gün çalışmaya maruz kalıyor.) Türkiye’nin orta Anadolu, Güney ve Batı kesimlerinde durum böyleyken, Kuzeydoğu Rusya’da haftalık tatilin 3 güne çıkartılması görüşülüyor. Orada yıllık izinler 21 günden başlıyor. Ve deli gibi de resmi tatilleri var… Bizde 365 günde 14 güncük!! Resmi tatillerde ipe ipe nöbetçi olursun. Salla emperyalizm laflarını, işçi haklarını falan filan. Dön hayatına bak! 6 gün çalışıyorsun da kaç para kazanıyorsun? Bu ülkenin fakirlik sınırı 6 bin TL ye yakın. Buradan hesap et bulunduğun konumu. Yine de çok rahat insanlarız biz. Gıkımız çıkmaz. Senin için koyulmuş işçi hakları var da kaç tanesini biliyorsun? Velev ki bildin tüm işverenler çakal bulurlar bir yolunu illa değil mi! Çıkmazlardayız. Düşünmek için zamanımız yok. Gelişmek için, bir şeyleri ileriye taşımak için zamanımız yok! Zaten bu ülkede -belki her ülkede- vatandaştan beklenen tek şey bu! Zoraki körlük!

Aldığın maaş babadan 2 ev kalan adamla aynı. Tek fark o poposunun üzerine oturarak alır o parayı, seninde her yerinden kanını alırlar o parayı kazanana kadar… Ne b*k durum… Arkanda güvendiğin bir kuruluş bile hissetmemen. Arkanı dayayacağın bir devlet mesela. Yalnızsın… Çalışmazsan öleceksin. Ölüm mü? Yoksa bütün benliğini, hayatını birilerinin daha fazla kazanması için feda edeceğin b*ktan iş hayatın mı?

Kazan kazan stratejisi hoş ama bu senin için değil. Konsersiyum yani iki şirketin tek hedef için yürümesi aşamasında şirketlerin o kazandıkça ben de kazanırım kafası. Biz de onlar kazandıkça kaybediyoruz işte. Zamanımızı, beynimizi, bedenimizi, ruhumuzu… Kazan kaybet stratejisinde bir tarafın kaybı diğer tarafın kazancıdır. Onlar kazanır sen kaybedersin… Bir kere kaybettiğinde de beynin artık köleleşir. İlk girdiğinde garipsersin bir bakmışsın garipsediğin şey olmuşsun. İnsan beyni köleliğe çok yatkın. Burada köle olmasan gidip başka yerde köle olursun. Artık özgüvenin azalır yavaştan inancını da kaybedersin…

Neyse işte hayat bu değil… Geçip gidiyor güzelim yıllar masa başlarında, zikindirik ofis hayatlarında… Tek bir çaren var zevk aldığın bir iş bul. Tecavüz zaten her yer…

Nasıl demiş Cahit Sıtkı Bey:

Olur biter
Geçer gider.
Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
Olup bitmeyen,
Geçip gitmeyen.
Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama…
Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…


Mustafa Tunahan Yıldız

mustafatunahanyildiz@tiyazar.com




 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.