İlginç bir rüya

İmplant ne nalet şeymiş ki bana bu rüyayı kurdurdu.

“Beynim bana bir şey anlatmaya çalışıyor gibi. Aynaya bakarken gözüm dalıyor. Bu dalgınlık esnasında sağ göz bebeğim soldakine göre daha da küçülüyor. Bedenim, tenim değişiyor ve şeytana dönüyorum. Hava karanlık. Şeytan olduğumu anlıyorum ama korkmuyorum. Soğuğu hissediyorum. Derken… Arkadan bir gölge yaklaşıyor. Yavaşça kafamı çeviriyorum. Benden daha korkunç ne olabilir ki?… Korkmuyorum arkamı döndüğümde… Kedi şeklinde ancak limuzin kadar uzun bir gölge bana yaklaşıyor… Aynada kendi vücudumu gördükten sonra bu gölge beni korkutmuyor…”

Rüyada şeytana bürünmeden öncesi

İmplant yapılırken kullanılan onca malzemenin ağzına sokuluşu, bir saat ağzının açık kalışı, bir doktor ve asistanının santimetre mesafelerle ağzına odaklanması ve çene kemiğine inecek kadar delici aletlerle diş etinin yarılması… Tüm bunlar iğrenç detaylar. Beni uykumdan uyandırıyor, gözümün önüne geliyor devamlı… Tekrar uykuya dalıyorum:

“Yemyeşil bir arazideyim ağaçlar gür. Koşmaya başlıyorum ancak tek değilim. Yanımda üniversite öncesinde tanıştığım şimdi polis olan bir arkadaşım ve kalabalık bir grup daha var. Orada da polis. Kaçıyoruz ancak bir yaratık var. O bizi çok korkutmuyor. Gücümüz onu öldürmeye yetiyor. Ancak bir şeyden korkuyoruz o da kedi şeklinde, limuzin uzunluğunda, metal bir kalkan giymiş bir yaratık. Herkes panik halinde. Bir köye giriyoruz. Orası kapalı bir ortam, bize güven veriyor…

Polis arkadaşımı görüyorum iki üç kişi kavga ediyorlar. Ancak kavga zamanı olmadığını anlıyorum ve bağırıyorum: “Arkadaşlar aranızda mühendis olanlar ayrılsın. Bu yaratığı öldürecek bir icat yapmalıyız”

Mantıklı geliyor ve bir odada toplanıyoruz. Ancak bu sırada çığlıklar yükseliyor… Yaratık köye girdi… Her yer karardı… Korku hepimizin yüreğine girdi. Hissediyorum..

Herkes kaçıyor. Ben de koşuyorum. Koşarken bir ev görüyorum ve bu evin bir cemaat yurdu olduğunu anlıyorum.. İçeride solgun ve umutsuz insanlar var. Ve sessizlik… Sinirleniyorum. “Siz neden bizim yanımızda değilsiniz? Neden savaşmıyorsunuz?!”

Üst kata çıkıp lavaboya giriyorum. Ve…

“Beynim bana bir şey anlatmaya çalışıyor gibi. Aynaya bakarken gözüm dalıyor. Bu dalgınlık esnasında sağ göz bebeğim soldakine göre daha da küçülüyor. Bedenim, tenim değişiyor ve şeytana dönüyorum. Hava karanlık. Şeytan olduğumu anlıyorum ama korkmuyorum. Soğuğu hissediyorum. Derken… Arkadan bir gölge yaklaşıyor. Yavaşça kafamı çeviriyorum. Benden daha korkunç ne olabilir ki?… Korkmuyorum arkamı döndüğümde… Kedi şeklinde ancak limuzin kadar uzun bir gölge bana yaklaşıyor… Aynada kendi vücudumu gördükten sonra bu gölge beni korkutmuyor…”

Kedi ayağa kalkıyor ve trole dönüşüyor. Ancak onunla mücadele edecek gücüm olduğunu hissediyorum. Biraz korku… Biraz cesaret”

Ve uyanıyorum…

Tekrar aynı rüyanın devamını görmek istiyorum. Daha önce de olmuştu, tekrar uyuyorum… Ancak bu güzel senaryonun devamı gelmiyor. Belki de ben hatırlamıyorum…


Mustafa Tunahan Yıldız

mustafatunahanyildiz@tiyazar.com


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.