Tomris Hatun

Alp Er Tunga’nın ölümünden sonra askeri ve siyasi olarak zayıflayan sakalar, aynı yüzyıl içinde yaşayan perslerle savaş halindeydi. Perslerin başında dönemin gördüğü en büyük ve en acımasız hükümdarlardan olan Kiros vardı. Kiros; Medler, Urartular, Manna Krallığı, Lidya Krallığı ve Babil’i ele geçirdikten sonra gözünü kuzeydoğuda bulunan Türk topraklarına dikmişti.

Kocasının ölümünden sonra sakaların başına Tomris Hatun geçmişti. Sakaları tekrar bir araya toplamış ve ordusunu güçlendirmişti. Tomris taarruzdan ziyade savunmacı bir yapıda olmuş, bu yüzden perslerin saldırılarını daima stratejik açıdan en uygun yerde karşılamayı seçmiştir. Tomris’in bu davranışı Kiros’a göre zayıflık olarak adlandırılmış ve sürekli Türk topraklarına akınlar düzenlemiştir.

Kiros her ne kadar acımasız bir hükümdar olsa da siyasi oyunlara önem veren birisiydi. Elçilerini Tomris Hatuna göndererek kendisiyle evlenmesi karşılığında Sakalarla savaşmayacağını öne sürüyordu. Tomris Hatun ise bu teklifin altında yatan gerçeği görmüş ve teklifi reddetmiş. Tomris Hatun’a göre Kiros’la evlenmesi halinde Türk (Saka) toprakları Kiros’un denetimine geçecektir.

Elçiler Tomris Hatun’un evliliği ret cevabını iletmesi üzerine Kiros hemen Sakalara savaş ilan etti. Bu teklifi reddetmenin cezasını ödetmeyi planlıyordu. Kiros, yurdun her yanında topladığı savaşçılarla Saka topraklarına adım attı. Bu sırada Tomris Hatun ordularını ırmağın diğer tarafına geçirmiş ve konumlanmıştı. Kiros’a bu işten vazgeçmesi için bir mektup gönderdi, ancak Kiros Türk topraklarını takıntısı haline getirmişti ve almadan gitmeyi düşünmüyordu.

Tomris Hatun ordusunu geri çekerken tüm kuyuları kapattırmış ve otları kestirmişti. Böylece pers ordusunu yıpratmayı planlıyordu. Nitekim persler ırmağı geçtiklerinde boş kuyularla ve hayvanlarını otlatamayacakları çayırlarla karşılaştılar. Artık savaş kaçınılmazdı ve Tomris Hatun’un orduları savaşa hazırdı. İki ordu aralarında birkaç kilometre kalacak şekilde konumlandılar. Havanın kararması üzerine savaşa tutuşmayıp havanın aydınlanmasını beklediler. Ancak Kiros hain planlarından birini daha gün yüzüne çıkarmış ve tam iki ordunun arasına içinde kadınların, eğlencenin ve tüm gece yetecek kadar şarabın bulunduğu bir çadır kurdurmuştur. Tomris Hatun’un oğlu ve askerleri bu çadırı fark ederek olay yerine gelir, pers muhafızlarını kılıçtan geçirerek içeriye girerler. Ancak içerisi büyülü derecede çekicidir ve kendilerini bu ortama bırakırlar. Herkes sarhoş olduktan sonra Kiros çadıra bir saldırı gerçekleştirerek çadırda bulunan herkesi öldürür ve Tomris’in oğlu Spargapies’i esir alır.

Tomris Hatun oğlunun başına gelenleri öğrenince Kiros’a şu mesajı gönderir: “Kana doymayan kanlı katil Kiros, cesaret ile değil hile ile kazandın. Oğlumu bana geri ver, yaptığın bu alçaklığa rağmen seni cezalandırmadan ülkemden çekip git. Eğer bu dediğimi yapmazsan, Sakaların efendisi olarak ant içerim ki seni kana doyururum!”

Kiros gönderilen bu mesaja kulak asmaz. Tomris’in oğlu Spargapies kendine geldiğinde olanların utançlığıyla kahrolur. Ellerinin çözülmesi için yalvarır, elleri çözüldüğünde ise yenilmenin verdiği üzüntüyü kaldıramaz ve intihar eder. Oğlunun ölüm haberini alan Tomris Hatun öfkeden çılgına döner ve yemin ederek tüm ordularına saldırma emri verir. Yeminde: “Kana susamış, katil Kiros! Sen oğlumu mertlikle değil, seni de kendinden geçiren üzüm ile yendin. Ama yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!” der.
şafağının ilk ışıkları ile birlikte harekete geçen Saka orduları pers ordularına yıldırım gibi çarptı. Savaş dar bir boğazda yapılmış ve epey yiğit can vermiştir. Savaşı bizzat kumanda eden Tomris Hatun, o gün şanına yakışır bir zafer elde etmiştir.

Savaş ok atışları ile başlamış, daha sonra mızrak ve kılıçla şiddetlenmiştir. At üstünde ok atmakta ve savaş arabalarını kullanmada usta olan Sakalar kendilerinde sayıca üstün olan persleri ezmeye başladı. Turan taktiğini mükemmel zamanlamalarla uygulayan Tomris pers ordularını büyük bir yenilgiye uğrattı. Millet aşkı, strateji, zeka ve intikam arzusu ile o gün Sakalar zaferin tadını çıkardılar. Savaş sırasında diğer persler gibi Kiros’ta öldürüldü. Bunca masumun ölümünden sorumlu Kiros’un cansız bedeni Tomris Hatun’a getirildi. Tomris derhal Kiros’un kafasının kesilmesini emretti ve kafasını kendi elleriyle kan dolu bir fıçıya atarak şu sözleri söyledi: “Savaştan zaferle çıktım, ama sen hile ile oğlumu öldürdün. Ben Sakaların Hükümdarı yemin etmiştim, işte yeminimi tutuyorum. Hayatında kan içmeye doyamamış olan sen, şimdi benim elimden kana doyuyorsun!”.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.