Karantina’da psikolojik sağlamlık hedehödösü

Kişisel karantina günlerimizin başladığı günlerde önce toplum olarak büyük bir coşkuyla verimlilik savaşına girdik. Instagram’da ‘haydi kitap okuyorum sen de oku’ , ‘ evet bugün 56 şınav çektim sen 57 tane çek’ gibi bir sürü ‘challenge’a maruz kaldık . Oysa sadece evimizde otursak olmaz mıydı? Peki o zaman ne paylaşacaktık? Neyse çok şükür ülkemizde kitap okuma ve spor yapma oranları malumunuz olduğu için bu akım çok uzun sürmedi. Ama derler ya gelen gideni aratır. Bu sefer de ‘en tatlı çocukluk benimki’, ‘haydi küçükken tost makinesiyle çekilmiş çocukluk fotoğraflarımızı paylaşalım çünkü yapacak daha iyi bir şeyimiz yok’ akımıyla timeline doldu taştı..

    Sonra geldik karantinada üçüncü haftamıza. Sevgili blöggerrlarımız, youtuberlarımız nam-ı diğer ‘influencer’larımız ‘çok sormuşsunuz link ekledim’ , ‘yukarı kaydır, sepete ekle vallahi size özel indirim’ savaşlarına giriştiler. Bu süreçte yediği tam buğdaylı, chia tohumlu ekmeği linkleyen de oldu, giydiği pijama altını da. Evlerde vloglar çekildi, ‘evet neden karantinadayız diye makyaj yapmayalım ki? Evde pijamayla durmayın, her gün farklı giyinin ki psikolojiniz bozulmasın’ ( bu arada rahat ev kombinlerini ve hafif ev makyaj ürünleri tabiî ki linklendi..)

    Peki cidden psikolojik desteğe ihtiyacı olan biz miydik? Pijamamız, ev terliğimiz ve dağınık topuzumuzla gayet rahat oturuyorduk halbuki. Evimizde akıl sağlığımızı kaybetmeden kahve içmek için 97 tl lik porselen fincanlara ihtiyacımız yoktu. Ya da aynaya bakıp gülümsemek için yüzümüzde ‘cilde doğal bir ışıltı veren’ bb kremlere. Video çekmeden de dolap düzenleyebiliyor, mutfakta kek çırpabiliyorduk. Sürekli #tbt yapacak foroğraf aramadan da eski günleri özleyebiliyorduk.

    Umarım bu karantina dönemi sizin için dışarıdan ‘influence’ olduğunuz değil, kendi normal dünyanızda bazen pijamanız bazen şortunuzla, okuduğunuz kitaptan, içtiğiniz kahveden başka insanların beğenileri olmadan da anlam çıkartabildiğiniz bir dönem olur. ( tamam ben de filtre kahvem için seramik, el yapımı fincan baktım ama almadım..:)) içinize dönün, dışarıda kötü günler yaşanıyor.

Hashtag:  dışarısıkötüiçinedönevdekaltürkiye  

Sabiha Beril Yılmaz

tiyazar@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.