Türk Mitolojisinde Suyun Koruyucusu olan Su İyesi Nedir? Su İyelerinin Kerametleri Nelerdir?

Türk mitolojisinde iye ne demektir? Su iyesi ne anlama gelir? Su iyelerinin görevleri neler? Su belki de tüm mitolojilerde kutsaldır. Suyun her zaman mitolojilerde Tanrıları mevcuttur. Yazımızda detaylı olarak Türk mitolojisinde yer alan su iyelerini ve su iyelerinin kerametlerini inceleyeceğiz… Peki su iyeleri nedir? Su iyeleri nerede yaşar? İşte Su iyeleri ile ilgili bilmek isteyeceğiniz tüm bilgiler…

Eski Türklerin geleneksel dünya görüşünde her şeyin bir koruyucu ruhu, yani bir iyesi vardır. İyeler kendilerine ve hakimi oldukları, korudukları alana saygı duyulmasını ister. Saygısızlık karşısında insanı cezalandırır. Onun dışında genellikle insanlara yardımcıdırlar. Su başlangıç ve hayat verendir, kutsaldır. Tabiattaki her şey gibi suyun da koruyucu ruhu, iyesi vardır. Su iyesi Türk halk anlatılarında Suv İyesi (Sub İyesi, Suğ İyesi, Sıv İyesi), Su İççisi, Su Issı, Sug Eezi ya da Su Eğesi Su Anası, Uhun Ecen gibi isimlerle de geçer.

Mitolojide, her suyun bir iyesi vardır. Hepsi sularda yaşarlar. İnsanlara zarar vermezler. Cisimsiz varlıklardır. Ak giysiler giyinirler. Suları korurlar. Kuş ve yılan kılığına girebilirler. Yaşadıkları suyun derinliklerindeki büyük bir kayanın altında bulunan geçitten girilen bir sarayda yaşarlar.

Bazıları denizkızı gibi balık kuyrukludurlar. Maviye çalan bir renkleri vardır. Etraflarında yüzen ve ışıldayan mavi renkli balıklarla tasvir edilirler. Kimi zaman boynuzlu olarak betimlenir. Saçsız, sakalsız, kaşsız bir varlıktır. Burada kastedilen daha çok su kaynaklarının koruyucu ruhudur. Onun huyunu anlayabilmek neredeyse imkânsızmış. Hiç beklenmeyen bir anda suyu dalgalandırıp barajları yıkabilir, hayvanların, insanların boğulup ölmesine neden olabilirmiş. Su Sonası/Sunası olarak bilinen yarı balık yarı kız olan bir canlının taş üzerinde oturduğunu görülür. Tatar mitolojisinde Su Atası, Su İyesi ve Su anası bazen tek bir varlığa verilen çeşitli isimler olarak görünür. Fakat aralarındaki en önemli fark, Su İyesinin sadece belli bir su kaynağına bağlı olmasıdır. Su iyelerinin çocuğu olmayan kadınlara çocuk, avcılara avında bereket verdiğine inanılır bunun için onlara kanlı veya kansız kurbanlar (Suya çay ve süt dökülür, su kenarında inek, koyun kesilir, su kenarındaki ağaçlara çaput bağlanır vb.) sunulur. uya girildiğinde ve su üstünden atlanıldığından mutlaka su iyesine selam verilirdi. Güzel rüyaları anlamak ve kötü rüyalardan kurtulmak için ise rüyalar akarsuya anlatılırdı. Sibirya Türklerinde hala su kenarında sesli konuşmak küfür etmek,suya tükürmek, suyu kirletmek yasaktır.

Mitlerde erkek ve kadın su iyeleri vardır. Dişi olan iyeye Su Anası denir. Dişi iye, çok güzel bir kadın görünüşünde, kırmızı bazen de mavi derili, çok iri gözlü, upuzun siyah ya da sarı saçlı, kaşsız, kirpiksiz olarak betimlenir. İyelerin su altında bir krallığı olduğuna da inanılır.

Masallarda Su İyesinin altın gümüş bir tarağı vardır, ay ışığında kıyıya çıkar ve saçlarını bu altın tarakla tarar. Tarağı bulan insanın kesinlikle dokunmaması, almaması gerekir. Yoksa su iyesi onun peşini bırakmaz.

Çoğu masalda iyenin tarağını çalan bir insan olsa da Su İyesi’nin yeryüzü insanına karşı bir ilgisi, aşkı vardır.

Bazı Türk boyları suyu Tanrı bilirler. Yunanlıların Poseidon’una benzer. Altaylılar bir su iyesinin varlığından bahsetmektedir. Sümerlerin büyük tanrısı Enlil suların ve fırtınaların tanrısıdır. Bununla birlikte Ningişzida’nın da suların tanrısı olduğuna inanılır. Enlil gibi Ea da suların ve fırtınaların tanrısı kabul edilir. Bunun yanında Haniş adında ikinci derecede bir su tanrısı bulunmaktadır. Nina da kuyu ve su yollarının tanrısıdır. Gardizi’ye göre Kimekler (Kıpçaklar) İrtiş ırmağını büyük kabul edip ona tapar ve secde ederler. Suyun, Kimeklerin Tanrısı olduğunu belirtiler. Bazı Türk boylarında suyun Tanrı kabul edilmesinin yanında Türk boylarının hemen hepsinde her suyun bir iyesi olduğu inancı hakimdir. Günümüz Yakut Türkleri her ırmağın, gölün, pınarın ayrı bir iyesi olduğuna inanmaktadır. Karağas Türkleri su iyesine Sug ezi adını verir ve bol balık avlamak isteyen balıkçı, bu iyenin ruhunu memnun etmesi amacıyla bir kayın ağacına onun adına renkli bir bez parçası bağlar.

Yakut Türkleri, ilkbaharda balık avına çıkmadan önce, İççite adlı su iyesine doğurmamış bir ineği kurban edip içki ve balık sunarlar. Yakutlardaki su iyesinin bir diğeri ise, Ukula Toyon’dur. Bu su iyesi, suların kirletilmesine kızar, şayet sular temiz tutulmaz kirletilirse su kaynaklarını kurutur ve insanları susuz bırakır.

Türk Mitolojisinin Kötü İyesi Alkarası

Alkarası, eski Türk mitolojisinde, günümüz Orta Asya, Sibirya, Altaylar, Azerbaycan ve Anadolu coğrafyalarının kültüründe mevcut bir iyedir. Bu iye Alcı, Elik, Alkara, Alkarısı ve Albıs gibi farklı isimlerle de zikredilir. Eski Türk mitolojisindeki iyi dişi iyelerden olan Umay Ana’nın, kötü dişi iye karşılığı olarak Alkarası görülür. Bu iyenin dağ geçitlerini ve akarsu kenarlarını mesken tutuğuna inanılır. Buralardan geçen yolculara oyunlar oynadığına, onları şaşırttığına, türlü sesler çıkarıp bağırdığına ve buralardan geçenlere musallat olduğuna inanılır. Ancak Alkarası daha çok hamiler ve lohusalarla uğraşır. Bu kötü iye çocukların, lohusaların ve hayvanların ciğerleriyle beslenir. Hamilelere, yeni doğum yapanlara ve bebeklerine musallat olur, acı çekip hastalanıp ölmelerine neden olur. Alkarası’ndan  korunmak için bir takım ritüeller uygulanır.

Su İyesi Belgeseli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.