1939 Büyük Erzincan Depreminde depremzedelere yardım etmeleri için serbest bırakılan mahkumlar


1939 BÜYÜK ERZİNCAN DEPREMİ

Cumhuriyet tarihinin en üzücü olaylarından biridir, Erzincan Depremi…

Tarihler 26 Aralık 1939 gösterdiğinde Cumhuriyetin en büyük depremi olarak kayıtlara geçecek olan Erzincan depremi, Richter ölçeğine göre tam 7.9 büyüklüğünde gerçekleşecekti…

Deprem sonucunda malesef 32 bin 962 vatandaşımız hayatını kaybedecek ve yaklaşık 100 bin kişi de yaralanacaktı.

Gece yarısı başlayan deprem, çok kısa sürede köyün zaten kerpiçten yapılmış olan dayanıksız evlerini yerle bir etti. İlk sarsıntıda kendini evden dışarı atanlar ise bu sefer donma tehlikesi yaşadı.

26 Aralık 1939 ve 27 Aralık 1939 tarihlerinde Erzincan’da oluşan şiddetli sarsıntılar neticesinde tam 116 bin 720 bina yıkıldı…

Şimdiye dek, dünyanın en büyük depremleri arasında yer alan Erzincan depremi, Türkiye’nin en yıkıcı deprem felaketlerinden birisi olarak karanlık tarihe yazılmıştır…

Erzincan depremi, Erzincanda şehir nüfusunun hemen hemen yüzde yetmişten fazlasının hayatını kaybetmesine sebep oldu. Şiddeti o kadar büyüktü ki büyük bir alanda etkisini gösterdiği için Amasya, Tokat gibi iller dahil olmak üzere pek çok köy ve şehirde ciddi can kayıplarına neden oldu.

Deprem bitmişti… Yaraları sarmak için birçok ülkeden destekler geliyordu. Aralarında bir ülke yaptığı yardımlarla öne çıkacaktı: “İngiltere…”

İngiltere, depremde zarar gören bir ülkeye yardım etme amacını fazlasıyla aşan abartılı yardımlar gelmeye başlamıştı. Onlarca ton altının yardım olarak Türkiye’ye gönderilmesi o dönemde gazeteleri süsleyecek ve akıllarda bir çok soru işareti bırakacaktı…

Bugün bile bu altınların neden verildiği, bunların karşılığında Türkiye’nin ne gibi taahhütler altına girdiği bilinmemektedir. O zamanlar ikinci dünya savaşının henüz başladığı düşünülürse bazı çıkarımlar da yapılabilir…

Bütün mahkumlar, depremzedelere yardım etsinler diye serbest bırakıldı

Sabah Gazetesi muhabiri İlker Sarıer’in 30.01.2000 tarihli araştırmasında; Erzincan cezaevi müdürünün cesur davranışı ortaya çıkmıştı.

Araştırmaya göre cezaevi müdürü büyük bir sorumluluk alarak bütün mahkumları depremzedelere yardım etsinler diye serbest bırakmıştı. Ve onlara dönerek:

“İnsanlığınıza kalmış bir şey yardım ettikten sonra sizi cezaevinde bekliyorum” diyecekti

Mahkumlar günlerce depremzedeler için çalıştı ve ter döktü. Daha sonra da tek bir mahkum bile firar etmeden cezaevine geri döndü. Kurtarma ve yardım çalışmalarına katılan bu mahkumlar 1940 yılında çıkarılan özel bir kanunla affedildi.

 

Nazım Hikmet Erzincan depremi felaketi sonrası şu dizeleri yazmıştı:

Uyanıp kaçamadılar,

Kuş olup uçamadılar…

Açıldı kuyular kimse inemez…

Erzincan beygiri rahvandır amma,

Ölüler ata binemez…

Yanyana sırtüstü yatan ölüler..

FOTOĞRAFLAR İÇİN SLAYTA TIKLAYABİLİRSİNİZ

Bir Cevap Yazın