Web Devriminin Tarihi – Web 1.0 ve Web 2.0 Nedir?

Web 1.0 ve Web 2.0 Nedir?

Web 1.0 ve Web 2.0 Nedir? Web ile ilgili neler biliyorsunuz? Gelin bir inceleyelim. Bugün internetin geldiği nokta ortada… Tüm işlerimiz, iletişimimiz hatta sosyalliğimiz internet tarafından karşılanıyor. Kısaca geçmişe bir dönelim ve internetin geçmişini hatırlayalım…

1946 yılında askeri amaçlarla kullanılmak üzere geliştirilen ilk bilgisayar ile dijital çağaçılmış oldu. 1960’larda yine askerî amaçlarla bilgisayarların birbiriyle iletişimlerini sağlamaküzere ARPANET geliştirildi.

O yıllarda askerî amaçlarla kullanılan bu teknoloji hızla gelişerek 1990’ların sonunda devasa bir iletişim ağına dönüştü.

Türkiye İlk Kez İnternete Ne Zaman Erişti?

Türkiye ilk kez ODTÜ-TÜBİTAK iş birliği ile 1993 yılında ABD üzerinden İnternet’e erişti . Üzerinden yalnızca 30 yıl geçmiş olmasına rağmen İnternet bugün hayatımızın her alanını çepeçevre sarmış bir atmosfer gibidir.

İlk çıktığı zamanlarda genel olarak bilgisayarları birbirine bağlamak için kullanılan İnternet, son yıllarda iyice hareketlenen sosyal ağlar sayesinde aynı beceriyi insanları birbirine
bağlama konusunda da göstermektedir (Erbaşlar, 2013).

Aşağıda Web1.0 teknolojisinden Web2.0’a giden yolu göreceğiz: Web 1.0 ve Web 2.0 nedir? aklımızda basitçe bir çok bilgi kalacak şekilde açıklayalım.

WWW (World Wide Web)

Web 1.0 Nedir?

Öncelikle WWW (World Wide Web) nedir?

İnternet’in mazisi 1960’lara dayansa da World Wide Web (www), 1989-91 yılları arasında Dr. Tim Berners-Lee tarafından geliştirilmiştir.

World Wide Web, Dünya Çapında Ağ anlamına gelir. kısaca WWW veya Web ismiyle de bilinir. İnternet üzerinde yayınlanan birbirleriyle bağlantılı hiper-metin dokümanlarından oluşan bir bilgi sistemi olarak da bilinir Bu dokümanların her birine Web sayfası adı veriliyor ve Web sayfalarına İnternet kullanıcısının bilgisayarında çalışan Web tarayıcısı adı verilen bilgisayar programları aracılığıyla erişiliyor. Web sayfalarında metin, imaj, video ve diğer multimedya ögeleri bulunabiliyor ve diğer bağlantı ya da link adı verilen hiper-bağlantılar ile başka Web sayfalarına geçiş yapılabiliyor

İnternet ve Web terimleri aynı olguyu tanımlamamaktadır. Zira Web sadece İnternet üzerinde çalışan bir servistir.

Web kavramı, CERN’de bir bilgisayar programcısı olan Tim Berners-Lee’nin HTML adlı metin işaretleme dilini geliştirmesiyle oluşmuştur. Bugün de kendisinin başkanı olduğu W3C (World Wide Web Consortium) tarafından standartları belirlenmektedir.

O ve ekibi, webin dört temel unsuru olan HTML, http, web server ve browserın ilk versiyonunu oluşturdular. 1993 yılına kadar web üzerinden paylaşılan bilgiler metin tabanlı olmaya devam etti.

1993 yılında Marc Andersen ve ekibi, grafik kullanıcı arayüzüne sahip bir web tarayıcı geliştirdiler. Metin tabanlı yapısından kurtulan web, artık bir bilgisayar ve fare kullanabilen herkes tarafından görülebilir hâle gelmişti. Mosaic ve sonrasında geliştirilen web tarayıcılar dönemi, Web1.0 dönemini ifade etmektedir.

Bu dönemde oluşturulan web siteleri statik, sadece okumaya elverişli bir yapıda idiler. Okuyucuların bu sayfalar üzerinden sitenin sahibiyle ve birbirleriyle iletişime girmeleri mümkün değildir. Sınırlı bant aralığı nedeniyle görsel ve işitsel içeriğin son derce zayıf olduğu Web1.0 büyük oranda okuma ve araştırma mecrası olarak çalışmaktaydı. İçeriği bulmak için referans sitelere gidilir, ihtiyaç duyulan bilgiler yerinden sağlanırdı. HTML dil kodlamasının uzmanlık gerektiren, öğrenilmesi masraflı ve zor yapısı nedeniyle Web1.0 az sayıda içerik sağlayıcının çok sayıda istemciye cevap verdiği bir dönem hâline geldi.

WEB 1.0 GELİŞİM SÜRECİ

WEB 1.0 GELİŞİM SÜRECİ

Web 1.0 teknolojisi, tarihsel gelişim sürecinde üç aşamadan geçmiştir. İlki, yenilik aşamasıdır. Bu aşamada temel İnternet kavramları oluşturulmuş, donanım ve yazılım unsurları geliştirilmiştir. Bu dönem 1961-1974 yılları arasını kapsar.

İkinci aşama, kurumsallaşma aşamasıdır. İnternet’e büyük çaplı örgütlerin finansal destek vermeye başladığı 1975-1995 yılları arasını kapsar. Tam da 1995 yılında Clifford Stoll adında bir yazar İnternet’in neden geleneksel araçların önüne geçemeyeceğine dair bir makale kaleme almaktadır.

Üçüncü aşama 1995 sonrasını kapsamaktadır. Devletin İnternet’i sıradan insanların hayatlarının bir parçası hâline getirmek üzere özel kuruluşları desteklediği yılları ifade etmektedir. Geçen yıllar Stoll’un yanıldığını ispatlamıştır. İnternet önlenemez bir biçimde hayatımızın her alanına girmeye başlamış, artan kullanıcı beklentileri Web2.0 teknolojilerinin önünü açmıştır.

Kullanıcıların Aktif Hale Geldiği Çağ: Web 2.0

Web 2.0, 2004 yılında düzenlenen ve teknoloji dünyasından önemli isimlerin katıldığı bir konferansta tartışılan fikirler üzerine geliştirilen bir kavramdır. Tim O’Reilly, yeni nesil etkileşimli web siteleri, çevrim içi topluluklar ve kullanıcıların yarattığı içerikler ile temsil edilen bu yeni dönemi Web2.0 olarak adlandırmıştır. Bu dönemde kullanıcılar pasif okuyucular olmaktan çıkıp aktif içerik yaratıcıları hâline gelmiştir. Kullanıcılar bir sitedeki içerik hakkında yorum yapabilmekte, bu içeriği paylaşabilmekte, topluluk oluşturabilmekte, oluşturulan topluluklarda yer alabilmekte, yarattıkları içerikle diğer kullanıcıları etkileyebilmektedir.

Web 2.0, okuyucuları okur-yazar hâline getiren yeni platformun adıdır. Kimi tanımlamalara göre bir teknoloji, kimi tanımlara göre ise yeni bir çağ olan yeni versiyon İnternet, isim babası O’Reilly’ye göre “ağın daha çok insan tarafından kullanılabilmesi için yeniden programlandığı bir işletme devrimidir ve sunduğu en büyük getiri, içeriğin mikro boyutlara indirgenmesidir.

Web 2.0

Web 2.0 teknolojisi ise her bir İnternet kullanıcısını aynı zamanda bir içerik yaratıcısı hâline getirdi. Her tüketici yayın tekelini elinde bulunduran gruplardan bağımsız olarak özgürce kendi içeriğini oluşturabilir, yayınlayabilir, paylaşabilir hâle geldi. Böylelikle sayılı miktarda geleneksel medya aracının yanı sıra neredeyse sonsuz sayıda bireysel yayıncı tarafından sunulan içeriklerden istediğimizi seçme özgürlüğüne sahip olduk.

Web 2.0 öncesi dönemde tüm medya malzemeleri tüketicilerin önüne hazır olarak sunulmuştur. Bu dönem boyunca medya iletişimi bir iletişim olmaktan uzak bir iletim şeklinde gerçekleşmiştir.

Örneğin: Web 1.0 teknolojisi pazarlamacılara iletişim konusunda yeni ve fırsatlarla dolu bir mecra sunmakla birlikte müşteriyle etkileşim ve şikâyetleri anında fark edip çözme konusunda yeterince başarılı olamamaktaydı.

Wikiler, bloglar, içerik paylaşım siteleri, sosyal ağlar gibi iletişimi kolaylaştıran hizmetleriyle Web2.0, İnternet’i sadece teknolojik ve tasarımsal olarak değil, yeni ekonomisi, ekonomik ve özgürlükçü paylaşımı ile siyasal olarak da etkilemiştir

Sosyal medya, temeli Web2.0 teknolojisi ve felsefesi üzerine kurulu, içeriğin tüketicilerce yaratılmasına ve paylaşılmasına olanak veren İnternet tabanlı uygulamalardır. Dolayısıyla yaratıcı tüketicilerin üretimlerinin bir sonucudur. Bu süreçte Web2.0, geleneksel medya monologlarının, sosyal medya diyaloglarına dönüşmesini sağlamaktadır.

Bir sonraki haberimizde WEB 3.0 ve ilerisi konusunu işleyeceğiz.. Ti yazar’ı takipte kalın…

Kaynakça:

Wikipedia

Anadolu Üniversitesi – Kültürel Miras be Turizm Bölümü Dersleri

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.