Kalp Sembolü Nereden Geliyor?

Aşk tanrısı olan İştar’ın bir diğer sembolü de kalp sembolü’dür. Bildiğiniz üzere insan vücudunda bulunan biyolojik kalp, günümüzde kullanılan kalp sembolüne benzemez. Bunun nedeni ise Kalp sembolünün İştar ve Marduk’tan gelmesidir. Kalp sembolünün orta ve üst kısmı İştar’ın kalçaları, alt kısmı ise Marduk’un küreği Marru’dur. İştar’ın kalçaları ile Marru küreği birleşince kalp sembolünü oluşturur.

Asur Kralı Asurbanipal’ın Aslan Avı

Eski Asur’da aslan avı iktidardaki monarşinin halkı için mücadelesinin ve halkına karşı olan koruma güdüsünün simgeleşmiş halidir. Asurbanipal’in (MÖ.668 – 631 ) Ninova’da (Günümüzdeki Kuzey Irak’ta) yaptırdığı saray için “Asurbanipal’in aslan avı” betimli bir rölyef bulunmakta. British Museum’da sergilenen eser Asur sanatının en başarılı örneklerinden biridir. Bir av sahnesini tüm gerçekliği ve gerginliği ile sergileyen eserde bir aslan avının tüm sahneleri izlenebilmekte.

Uluburun Batığı: Deniz ticaretinin 3300 yıllık simgesi

Uluburun Batığı, günümüzden 36 yıl önce sünger avcılığı ile uğraşan Mehmet Çakır tarafından sünger çıkarmak için daldığı bir gün tesadüfen keşfedilmiştir. Mevki olarak, Antalya’nın Kaş ilçesinin 8 km açığında, denizin ortalama 50 m derinliğinde bulunmuştur. Geminin, M.Ö. 1280’li yıllarda, şiddetli rüzgar sebebiyle kayalara çarparak battığı düşünülmektedir. Bu geminin yaşı, geminin yapımında kullanılan sedir ağacı üzerindeki inceleme sonucu tespit edilmiştir. Tunç Çağı’na ait bu gemi, dünyanın en eski deniz ticaret gemisi batığı olarak kabul edilmektedir.

Yakutistan’da Bulunan 42000 Yıllık At Cesedi

Yakutistan’da, Sibirya’nın  Verkhoyansk bölgesinde donmuş halde tay cesedi bulundu. Kan ve idrar alınabilir durumda olduğu öğrenildi. Tay, Doğu Sibirya’daki Tayga’da (Ormanlık alan) 328 metrelik derin bir  Batagaika kraterinde keşfedildi. Dev krater yerel olarak “ yeraltına açılan kapı ” olarak bilinir. North-Eastern Federal Üniversitesi’ndeki bilim insanları, tayın büyük ihtimalle boğularak, en fazla 1-2 haftalık iken öldüğünü söylediler. Otopsi…

Adem’in Havva’dan Önceki Karısı, Tanrıya Baş Kaldıran Kadın: “Lilith”

Musevilik ve Hristiyanlık inanışlarında yer alan efsaneye göre kendisi uzun dalgalı güneş kızılı gür saçları, kehribar rengi gözleri, bembeyaz ten rengi ve zarif bedeni ile Lilith baştan çıkarıcı bir kadın ve Adem’in Havva’dan önce yaratılan eşidir. Peki neden kendisi Adem ile aynı topraktan ve kilden yaratılmasına rağmen inançların bazılarında kötülüklerin anası olarak geçmektedir.

Bir yılda otuz erkek, diğer bir yılda da otuz kız çocuğu doğuran Kraliçe

“Kaneş kraliçesi bir yılda otuz erkek çocuk doğurur ve kendi kendine: ‘doğurduklarının ne kalabalık bir şey’ olduğunu fısıldar. Sonra bir sepeti kalafatlayarak çocuklarını bu sepete koyup onları nehre bırakır. Nehir, çocukları Zalpuwa kentindeki denize sürükler ve tanrılar çocukları besler, büyütür. Aradan yıllar geçmiştir, kraliçe bu kez bir yıl içinde otuz kız çocuğu dünyaya getirir ve bu çocukları bizzat kendisi besleyip büyütür.”. Bu masal, Zalpa Kenti Öyküsü (Bir Yılda Otuz Çocuk Doğuran Kaneş Kraliçesi) olarak adlandırılır.

3.67 Milyon Yaşındaki En Eski İnsan Fosili “Küçük Ayak”

20 yıldır yürütülen ve son derece yavaş ilerleyen bir kazı çalışması sonrasında, dünyanın en eksiksiz insan fosili keşfedildi. Bizden tam 3.6 milyon yıl önce yaşamış olan ve bilim camiası tarafından “Küçük Ayak” olarak adlandırılan kadın atamıza merhaba deyin.

DÜNYANIN İLK TAPINAĞI TÜRKİYE’DE: “GÖBEKLİ TEPE”

Türkiye’nin doğusunda, Urfa yakınlarındaki Göbekli Tepe olarak bilinen bölgede, bilim insanlarından oluşan uluslararası bir ekip, muhteşem bir tapınak kompleksini gün yüzüne çıkardı. Karbon testleri bu yapıların yaklaşık 11.500 yıl önce inşa edildiğini yani Stone Henge’den 9000 yıl daha eski olduğunu ortaya çıkardı. Uzmanlar bunların insanoğlu tarafından yapılmış ilk yapılar olduğunu düşünüyor. Tarihi tezler, 10.000 yıl önce ortaya çıkan tarımın Neolitik devrimi tetiklediğini ve insanların avcı toplayıcılıktan yerleşik düzene geçtiğini ileri sürüyordu. Ancak Göbekli Tepe kazıları tüm bu varsayımları kökten değiştirecek nitelikte. Bu büyük keşif, sıralamayı değiştirerek dini, tarımdan da öncesine yerleştirebilir. İnanma ihtiyacı tapınak inşa etmek için insanları bir araya getirmiş ve tarımın icadına neden olmuş olabilir mi?

ÇOCUKLARIN KALEMİNDEN TANRIYA MEKTUPLAR

Sevgili Tanrı, şu andaki eksiklerimi yazıyorum: Yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. Hepsini gönderemezsen birazı da olur.
Seni seven Eric ,
-5 yaşında-
Not: Noel Baba’nın olmadığını biliyorum.

Mitoloji’de Elektra: “İntikam, Kıskançlık, Hırs”

Elektra: Ah zavallı ben! Sevgili Orestes, nasıl da mahvetti beni ölümün! Gittin ve yüreğimdeki son umudu da söküp aldın oradan; kendime sakladığım biricik umudu, hayatta kalıp intikamını almak için babamın ve benim, işi bitmiş olanın, tekrar geri geleceğin umudunu. İyi de şimdi nereye gitmeliyim? Kimsesizim; hem senden hem de babamdan yoksun, ve hizmet etmek zorundayım…

Afrodit ve Adonis’in Hikayesi

  Aşkın doğuşu; Aşkla beraber ihanette doğmuş İhanetle beraber kıskançlık…Kıskanmış Smyrna’yı, Afrodit Laneti üzerine olmuş Aşıkmış babasına Smyrna Girmiş habersizce koynuna Duyunca babası Almış kılıcı eline Yürümüş üzerine Durur mu Smyrna Mersin ağacına dönmüş sonra. Bu ağacın gövdesinden Adonis çıkmış yeryüzüne Güzel mi güzel, yakışıklı mı yakışıklı Görenlerin güzleri kamaşmış Afroditle, Persephone Paylaşamamış bu güzel…

Orta Çağ’da “Hayvan Mahkemeleri”, “Deli Bayramı”, “Döverek Boşanma” ve “Futbol”

Doğmak için çok talihsiz bir dönem olduğu düşünülen Orta Çağ’da insanların yoksul, yiyeceğin kıt, her şeyin kirli olduğuna ve tüm bunların bir araya gelişinden doğan sefaletin nüfusu kırıp geçirdiğine dair ortak algı var. Orta Çağa ilişkin bu algının dışında bilediğimiz şey ise insanlık tarihinin en garip, en gülünç ve en şaşırtıcı trendlerinin bu dönemde ortaya çıkmış olması.  İşte size Orta Çağ döneminin bazı eksantriklileri.